21.06.2007

UTANIYORUM


ölümün ona yaklaştığından haberi olamadı elbet çığlığını atarken.acı bütün bedenini sarmıştı. ona son günleri olduğunuda söyleseler, arzuları çığlığından farklı olmayacaktı. yaşarken birileri ona, öleceksin ve mezar taşında ismin yazılacak ama ölmessen adın anılmayacak bu dünyada deseler, ölmeyi tercih ederdi emel. 'feryadımı duyacak adımı birileri duyacak öylemi ben gidiyorum arkadaş' derdi.

sevilmediğini hissediyordu yaşarken ,her halinden belliydibu sevimli iride değildi doğrusu.sık sık da söz ederdi bundan. 30 yaşındaydı son yaşında ve bedeni oldukça yorgun görünüyordu. çok bir şey istememişti tanrıdan, bu kötü görüntüsünden bile şikayetçi değildi. yaşadıklarını soğuk anlatırdı hiç yaşamamış gibi.belkide inandırıcı olmamasının sebebiydi bu. dışardan kendine bakabilseydi kendide inanmazdı kendine..

hastanede ölüm kalım savaşı verdiğim sırada rastlamıştım ona, bir eylül ayında. kader bizi aynı rahatsızlıkta aynı masada ameliyat etmişti. bir daha hiç görmeyeceğimi düşündüğüm sıradan insanlardan biriydi hayatımda yeri yoktu.. mücadelemi yanlız sürdüreceğim kararını çoktan vermiştim ben.kimsenin yanında olacak,kimsenin dertlerini dinliyecek kimsenin başarısızlığını görüp sinir olacak durumda da değildim ayrıca.düşündüğüm gibi olmadı tabii yine herşey hiç bir şeyin olmadığı gibiydi yine .emel bir çırpıda hayatıma giriverdi. ne olduğunu anlıyamadığım bir şekilde hayatıma sızdı. demek kki insanlığımı insana olan sevgimi bitirmeye çalışırken biryerlerde açık bırakmıştım harcımda.

hayatımda çok önemli bir yer kaplıyamadığını biliyordum ve oda bunun farkındaydı.bu nedenlerden dolayıda hiç aramazdı beni. eski eşinden bir kızı vardı uzun yıllar görmediği.. içi hasretle yanıp tutuşurdu onun için. ikinci kocasından ve kaynanasından da hiç memnun değildi.anlattıkları içimi hiç acıtmadı o anlatırken ve inandırıcıda gelmemişti ilk defa bir insanın huzursuzluğu , mutsuzluğu bana.

kaçmak istedim, ben ondan nedensiz.. belkide dertleri bana çok sıradan çok sömürüye açık gelmişdi.oysa onun sesinde birgünden birgüne merhamet istermiş gibi bir ton hissetmedim.ve nedense yakalandım yine acıya.. tam ortasına düştüm hatta.
bir eylül daha geçmişti, bir eylüle daha varamıyacağını bilmeden.acı haber ulaşmassa heycanını yitirirdi bilemiyorum.beyin kanaması yakalamıştı onu bu mutsuz hayatında ve benim hayatımıda duyduğum günden beri zindana sürükliyeceği varmış işte hikayenin. sonradan aldığım duyumlara göre 1 ay komada kalmış ve kızınıda bulmuşlar sonunda. kızı onu görmüş ama o kızını birkez bile kucaklıyamadan ruhunu teslim etmiş komaya...

emelin hayatımdaki anlamsız yerinin, beni bu kadar büyük bir yürek yangınına sürükliyeceğini hesap etmem olanaksızdı. isyan etti o yatarken komada hayata ve ben şimdi onu iliklerimde hissediyorum. hergün acısı içimi kemiriyor. en çok dokunan da bütün çektiği acılara rağmen çığlığını duyanın olmamasıydı. elbetteki gidecekti. bu dünyada ona ait sadece hasretini çektiği kızı vardı ve hayat onu bile onun elinden almıştı.

gidişin yüreğimi çok yaktı emel.çığlıklarına duyarsız kaldığım için sen yaşarken, binlerce özür dilesem senden,fayda değil biliyorum. belkide bana düşmezdi yanında olmak ama insan olmanın erdemi herhalde bu yürek yangını.ölmeden önceki son arkadaşın olarak senin için birşey yapmamış olmak beynimde binlerce utanç çığlığının kopmasına sebep oluyor. şimdi ben kendimde sana rahat uyu diyecek yüzü bile bulamıyorum..............eceee

Hiç yorum yok:

Katkıda bulunanlar