
yaşananlar hafızalardan silinemiyecek kadar, güçlü tutkular barındırmış içinde. yaşarken farkedemediğimizi söylemek çok acımasız olurdu. gözden kaçırdığımız birşeyler vardı elbet her ikimizinde.ben kaçıyordum.kaçarken de sana yakalanıyordum hep. .esas mesele buydu işte.kaçışlarımızın zamanı, hayata bakış açımıza göre değişsede, sonuç hep aynı kapıya çıkıyordu . zaman bir seni, bir beni fırlatıyordu aynı yere. ve orada buluşuyorduk. sen çok sıkıldın bu yarıştan ve kurtulmak için bir başka zamana geçtin. tam ortasına düştün duyguların ve zamanın beni senin yanına atacağını hiç hesap etmeden..orada sesiz bir bekleyiştesin. duygularını korumaya aldın ve artık ben bile dokunamıyorum.ne kadar acımassızsın demek geçiyor içimden, diyemiyorum. çünkü bana, senin olmadığın belkide hiç gelemiyeceğin bir yerde yaramı kanatmıyorum diyeceğini, seni de burada korumaya aldım diye bir bakış atacağını , ve asla bunları teleffuz edemiyecek dudaklarının nasıl titreyeceğini gayet iyi biliyorum.beni sonsuzluğa gömeceğini zannettiğin yere gidecek cesareti benden almanda işin cabası. şaşkınlığımı gizlemeye çalışmanın yersiz olduğu apaçık ortada.tecrübesizliğin ve korkuların bizi savurduğu bu yerde şimdi SEN,benden daha şaşkın bir vaziyette hala yüreğine söz geçirmeye çalışırken, BEN de hiç yol katedemediğimizin farkına varmış bir vaziyette bizi kaleme alıyorum. ve zamanın bundan sonraki adresini bilmeden..........eceee
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder